Gazoz kapağında İstanbul

Gazoz kapağında İstanbul

Pirinç tanesi, kabak çekirdeği gibi birçok minik zemin üzerine ince fırçalarla çizilen bu sanat, küçücük şeylerin içinde koskoca bir âlemi taşıyabiliyor. Micro art; ince ince dokumayı, sabır ilmeği atmayı, nazikçe dokunuşları gerektiriyor. Sabır, zaman ve emek isteyen bu küçük sanat aslında büyük bir emeği arkasında gizliyor. 

Gazoz kapağında İstanbul

Türkiye’de tek bir temsilcisi var

Mikro Art, genellikle mikro yani küçük heykeller şeklinde bilinse de fırçayla zemine düşen anlamlı resimlerden de oluşuyor. Kiraz sapına çizilen bir Türk bayrağı için harcanan zaman, çalışma tamamlandığında büyük gurura dönüşüyor. Türkiye’de ‘micro art’ın tek temsilcisi Hasan Kale. Minik, ince, gözle görülemeyecek kadar küçük zeminlere anlamlar yüklüyor Hasan Kale.

Gazoz kapağında İstanbul

Kale, özellikle küçük nesnelerin üzerine yaptığı ve mikro sanat adını verdiği resimlerle tanınıyor. Eserlerini yaparken mikroskop ve büyüteç kullanmıyor, yalnızca doktorunun verdiği gözlüğü takıyor. Küçüklüğünden bu yana fırçasını yanından hiç ayırmayan Kale için bir kalem ucu, kibrit çöpü bile sanata dönüşebiliyor. Sanatçı, minik paleti ve fırçalarıyla, küçük objelerde büyük dünyaları göz önüne seriyor. Micro art her sanat gibi emek ve zaman istiyor. En basit çalışma bile sanatçının en az 3 saatini alıyor.

İsteyene eğitim veriyor

Sanat hayatına minyatür sanatıyla başlayan Kale, bir milimetre kareye birden fazla çizgi atabilme becerisini kazandığı vakit yönelmiş Mikro Art’a. Bugüne kadar özel bir ders almayan Kale; Mehmed Siyah Kalem’den fırçanın kıvraklığını, Levni’den renk ve ahengi, Nakkaş Osman’dan sultan portrelerinin inceliğini öğrenmiş. Sanatını nesilden nesile aktarmayı arzulayan Kale, gerçekten bu işi gönülden yapmak isteyen hevesli öğrencilere eğitim verebileceğini söylüyor.

Değersiz görünen onun için çok değerli

Yaklaşık 300 farklı zeminde çalışan Kale bıldırcın yumurtası, arı, kelebek, balık pulu, iğne deliği, toplu iğne başı, fasulye, yanmış kibrit çöpü, cam bilye gibi farklı objeler üzerinde çalışıyor. Bizler için değersiz görünen bir çöp, onun için bir sanat objesine dönüşebiliyor.

Yoğunlaştığı resimlerden anlaşıldığı üzere tam bir İstanbul aşığı Kale. Mimarisi ve tarihiyle her zaman ilham verici bir yanı olduğunu söylüyor İstanbul’un. Ona göre İstanbul, anlatılamayacak kadar güzel ve özel bir şehir.

Gazoz kapağında İstanbul

Türkiye’yi dünyaya bu sanatla tanıtacak

Kale ülkesini, İstanbul’u, farklı kültürlere ulaşmış Anadolu’yu tüm dünyaya tanıtmak istiyor. Bu doğrultuda bir büyük hayali var; dünyada ilk Mikro Art Müzesi’ni İstanbul’da açmak.

 Gazoz kapağında İstanbul

 Haber: Melek Kurumahmutoğlu

İstanbul Ajansı

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER